GAZZE’DE BİR YİĞİT: İLYAS YILDIZ (yazının aslı
www.kirsehirhaberler.com sitesinde de köşemde tarafımdan yayınlanmıştır)
Gazze… Zalimin ve mazlumun sembolü… Hakk’ın ve batılın sembolü, dostun ve düşmanın sembolü, hüznün ve sevincin sembolü, kalleşliğin ve kardeşliğin sembolü… GAZZE…
Gazze’ye yardım götüren, İnsanlık götüren, şeref götüren, onur götüren bir avuç ama cesaretleri dünya kadar büyük kardeşlerimiz var. Onlar bizim gösteremediğimiz cesareti gösterdi, ölüme korkmadan yürüdü, hayır ölüme değil Rabblerine yürüdüler. İçlerinde bir yiğit vardı, Kırşehir’in yiğidi, Mucur’un yiğidi, Bayramuşağı Köyünün yiğidi… İLYAS YILDIZ.
Ne desem İlyas ağabey, göz yaşarlımı ne için akıtsam… Senin Dünyayı içine alacak kadar Allah sevgisi ile dolu yüreğine mi ağlasam… Ölümü bile bile “Geliyorum sana ölüm, benden kork” demene mi?
İsmi ile müsemma olan ağabeyim, inan bu yazıları gözlerimden yaşlar akarak yazıyorum. Çünkü sen karada gemi yapan Hz. Nuh’un gemisine binen azıcık müslümandan birisin. Evet, Mavi Marmara Hz. Nuh’un gemisidir. Sen bir peygamber aşığısın, sen Allah aşığısın… En zor kararı veren bir mücahitsin… Tüm Kırşehir'in maddi değerleri senin yüreğindeki bir tek Filistin sevgisi olmaz ağabey…
Eba Eyyub el Ensarî’sin sen… Değil mi ki Ebâ Eyyub el Ensarî anadan yardan evlattan, maldan, mülkten yani dünyadan vazgeçerek, Peygamber müjdesine nail olabilmek için taa İstanbul’a kadar gelmiş ve orada şehit olmuş… Sen Eba Eyyub el Ensarî’nin emanetine sahip çıkansın… Sen Hacı Kemal, Hacı İsmail, Mehmet hocaların mirasına sahip çıkansın… Sen Şehitlerimize sahip çıkansın,
Bazıları bunu anlamaz/anlayamaz ağabey. Yiğit olmanın ne demek olmadığını anlamazlar. Yiğit olmak demek İlyas ağabey olmak demektir artık, yiğit olmak demek sen demeksin ağabey sen…
Sen Tarık Bin Ziyad’ın mirasına da sahip çıkansın; gemileri yakıp ümidin bittiği yerde zaferle sevinensin. Sen Tarık b. Ziyad’ın askerisin ağabey…
Peygamber sevdası uğruna dağlara düşen Üveysîsin sen… Sen Fatih sultan Mehmet’in, Yavuz’un, Kanunî’nin, Şeyh Şamil’in, Hasan el Benna’nın, şeyh Yasir’in torunusun ağabey…sen artık Filistinsin, sen artık Türkiyesin sen artık Osmanlısın…
Seni kelimeler anlatmaz/anlatamaz.Çünkü sen kelimelerin Rabbi olanın rızası için çıktın yola. Sen rıza-i Rahman için adım attın Antalya’ya, onun için bindin Nuh’un gemisine…
Korkma ağabey, Rabbim nasıl ki Nuh Peygamberi ve beraberindekileri korudu ise, sizi de koruyacaktır. Dualarımız sana ulaşmıştır, gözyaşlarımla yazdığım bu yazı bir duadır sana… Gözyaşlarım bir kurşun olur, saplanır zalimin göğsüne… İmanını siper olarak göğsüne takan siz Allah dostlarını, dostunuz olan Allah elbette korur ağabey…
Seni bekliyoruz ağabey… Bindiğin gemiden indiğin limandan ve evine geldiğin yerden nur saçılsın insanlığa… Gel seni bekliyor annen, kardeşlerin, köylülerin, sevenlerin, seni bekliyoruz ağabeyciğim. Kayseri senin destanını yazacak, seni arıyor gözleri meleklerin… Sakalındaki her bir tel Cennetin anahtarı olsun…
Deseler ki İlyas ağabey dünyayı Filistin’e baktıracak inanmazdı kimse. Ancak sen ve senin gibi gül yüzlü güzel insanlar tüm dünyayı Filsitin2e baktırdı. Siz Filistin’in kurtuluş destanını yazanlar olacaksınız, İsraillin sonunu getirecek olanlarsınız, zulme karşı tarihe geçenler olacaksınız…
Hepimiz öleceğiz ancak siz nesillerle aktarılacaksınız… Torunlarınız hatta tüm dünya sizi okuyacak. Bir destan yazan İHH ve sizi okuyacak evren… Yazacak sizi ansiklopediler. Çünkü siz tarih yazdınız tarih de sizi yazacak…
Gül yüzlü güzel insan, seni seviyoruz. Eğer dualarımız, gözyaşlarımız sana ulaştı ise bir dua da sen bize yolla. Çünkü sizin duanız kabul makamındadır.
Yolun açık olsun, ruhun açık olsun, seni bekliyoruz haberin olsun… Rabbim yardımcın, Efendimiz yoldaşın Bayramuşağı rotan olsun…
Ve’s Selam..
İSMAİL YAĞMUR 01.06.2010